28 Şubat 2020 Cuma

KOSOVA'DAN GELEN TÂC-I ŞERİF...

Rufâi Tâc-ı Şerifi

***Rivâyet edilir ki: H.Kemâl Efendi hz.leri, 1971 yılında Hac farizâsını edâ ederken Kosovalı bir derviş ile tanışırlar.Şeyh Efendideki ilim ve kemâlata hayran kalan Kosovalı Derviş, kendisine :"Efendi hz.leri! Balkanlarda Tarikat ve Tasavvuf ilminin sadece zâhiri kaldı.Sizin gibi bu işin ehli olanlar yok.Fakat Hırkâ-Tâc gibi âdetler orada devâm ediyor.Kosova'ya döndüğümde size orada bir Rufâi Tâc-ı Şerifi yaptırıp göndermek istiyorum" demişlerdir.Bunun üzerine H.Kemâl Efendi hz.leri Kosovalı Derviş'e teşekkürle mukâbelede bulunmuşlardır...

Hac farizası bitmiş,tüm hüccâc memleketlerine avdet etmişlerdir.Aradan birkaç ay geçtikten sonra Polisler araçlarla H.Kemâl Efendi hz.lerinin evine gelerek ,kendisiyle emniyete gelmesini söylerler.Şeyh Efendi'ye ısrarla,"Sizin Kosova'da bir tanıdığınız varmı ?" diye sorarlar.Şeyh Efendi Hac'da tanıştığı Kosovalı Derviş aklına gelmez ve "tanıdığım yoktur" diye cevap verirler.- Sonradan öğrenildiğinde göre; "Kemal Akdeniz" adına Kosova'dan ahşap bir sandık Postaneye gelmiş,Postane görevlileri o zamanki yaşanan anarşi v.b durumlardan dolayı içerisinde bomba olabileceğini düşünerek Emniyet'e bildirmişlerdir.Polisler sandığı tornavida ile açmaya uğraşmışlar fakat korkudan tamamen açamamışlardır- Polisler H.Kemâl Efendi hz.lerinin eline Çekiç ve Tornavida vererek kutuyu açmasını istemişlerdir.Efendi hz.leri tornavidayı eline alınca Polislerin hepsi odadan kaçmışlar ve kapıyı kapatmışlardır...Nihayet kutuyu açan Kemâl Efendi içinden çıkan Rufâi Tâc-ı Şerifini görünce aklına Hac'da tanıştığı zât gelmiş ve mevzuyu anlatmışlardır.
Malesef çok güzel olarak hazırlanmış bu Tâc,Polislerin kutuyu zorlaması neticesinde zedelenmiş ve kullanılamaz hâle gelmiştir.

 Şeyh Efendi hz.leri bu olayı ve Polislerin nasıl kaçtığını zaman zaman ihvâna anlatırlar ve gülerler idi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder