22 Eylül 2019 Pazar

ÖNCE REŞÂD,SONRA İRŞÂD!...


***Rivâyet edilir ki: Hacı Kemâl Efendi hz.leri bir gün Nakibi olan Sadık Efendi ve ihvânından bir kaç kişiye haber edip; Zonguldak şehrine gidileceğini söylemiştir.Efendi hz.lerini evinden alan ihvân topluca otobüse binerek Zonguldağa inmişler ve efendi hz.lerinin bir adım gerisinden yürüyerek çarşıya doğru ilerlerken Sâdık Efendi Şeyhine nereye gittiklerini sormuşlar ve Hacı Kemâl Efendi hz.leri:"Oğlum! Bende bilmiyorum nereye gideceğimi,bana işaret edildi Zongulda git diye bizde geldik..." demişlerdir.Çarşı içerisinden topluca yürürken,dükkân sahiblerinden bir genç yoldan geçen Efendi hz.lerinin yanına gelip elini öpmüşler ve dükkânda çay ikrâm etmek istediklerini söylemişlerdir.Topluca dükkâna geçilmiş ve sohbet edilmeye başlanmıştır.O sırada dükkânın duvarındaki Tekke Sini'si Efendi hz.lerinin dikkâtini celbetmiştir.Oğlum bu Tekke sinisidir,Tarikât ile münasebetiniz nedir diye sorulunca; Dükkân sâhibi kendilerinin orada bir Dergahı olduğu ve Melek Baba isimli bir zâta müntesib olduklarını söylemişler ve müsâitlik durumu varsa akşamleyin Dergahta bir meclis tertib edilebileceğini hatta uzak vilayette olan Şeyhlerinide getirtebileceklerini arz edince Efendi hz.leri kabul edib Topluca Dergâha geçmislerdir. Maddi durumları iyi olan o cemaât Şeyhlerini Uçakla kısa sürede getirtmişler ve akşam Hacı Kemâl Efendinin açtığı zikir meydânı ile çok güzel bir meclis olmuş,Efendi hz.leri bürhân icrâsıda yapmışlardır.Zikrullah'dan sonra Misâfirlere yer hazırlanmış ve Hacı Kemâl Efendi hz.leri ve Melek Baba isimli Şeyh'e aynı oda tahsis edilmiştir... Âmâ olan Melek Baba isimli zât uykuya dalmışlar,Efendi hz.leri teheccüd vaktinde hâlâ uyuyan bu zât'a murâkabe yapmışlar; Çok temiz bir mü'min olduğunu fakat Velâyet sâhibi olmayıp kendisinin Mürşid-i Kâmil olmadığını müşahede etmişlerdir.O sırada sabah ezanı okunmaya başlamış fakat hâlâ uyku hâlinde olan Şeyh efendiyi Kemâl efendi hz.leri uyandırmışlar ve şöyle demişlerdir:" Efendi! Ben buraya vazifeli olarak geldim.Sizde bir hâl göremedim.Bu işlerin vebâli vardır.Bunun hesâbını yarın mahşer günü veremezsin" bunun üzerine Melek Baba isimli zât:"Efendim benim çoluk çocuğum ve bakanım yok.Bunlar beni seviyorlar getirip götürüyorlar bende bunlara Şeyhlik yapıyorum" deyince Hacı Kemâl Efendi hz.leri:"Yine bakarlar sana.Yarın biz gittikten sonra bunların hepsini toparla ve Kendinin Mürşid-i Kâmil olmadığını söyle.Bu vebâli üzerinden at" demişlerdir.Öyle yapacağını söyleyen Melek Baba ve ihvânı ile helalleşip tekrar Kırıkkale'ye dönmüşlerdir.

 Yolda Hacı Kemâl Efendi hz.leri Nakîbi Sâdık Efendiye:"Oğlum demekki bizi bunun için gönderdiler.Adam temiz bir insân fakat kendisinde bir hâl yok" buyurmuşlardır.

Kendisi himmete muhtâç bir dede,
Kaldıkı gayriye himmet ede!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder