***Rivâyet edilir ki:Bir kış mevsiminde Şeyhini ziyâret için Çorum'a giden Kemâl efendi ,Ali Efendi'nin bağda olduğunu öğrenince kendiside oraya gider.Arkası dönük vaziyette bir şeyle meşgul olan Ali Efendi:
" Kemâl oğlum hoşgeldin!" der.Bir müddet hasbihâlden sonra Ali Haydâr efendi yanında getirdiği azık çıkınını açıp lokma yemeye başlarlar.Kemâl efendinin o sırada aklına tadını çok sevdiği, o bahçede yazın yediği iri taneli siyâh üzüm gelir. O sırada Ali Efendi :
" Oğlum bahçeden üzüm koparda yiyelim " buyurunca yerinden kalkan Kemâl efendi gerisin geri bahçeye gider fakat üzüm kütükleri karın altında.Efendim beni imtihân ediyor vardır bi hikmeti diyerek üzüm kütüğünün dibindeki karı deşeleyince Koskoca bir salkım üzüm çıkar.Hayretle yerinden koparıp Şeyhinin yanına tekrâr döner.Üzümden yemeye başlarlar.Kemâl efendi Şeyhinin bu kerâmeti karşısında hayretler içinde iken,Ali Haydar efendi: "Hikmeti kendinde ara oğlum!" diyerek bi meseleden bahseder ki -biz burada yazmayı uygun görmedik-


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder