Sayfalar

13 Kasım 2023 Pazartesi

KÂMİL BİR MÜRŞİD'İN PORTRESİ

 

Şüphesiz ki kâinâtın hilkâtından gâye Muhammed Aleyhisselâm Efendimiz ve onun vârisleri olan İnsân-ı Kâmil sıfatına hâiz olan Ulu Veliler'dir. 

Velâyet hâlinin mikyası ise ittibâ-ı Kur'ân ve Temessük-ü sünnettir... 

İşte bu verâset-i Enbiyâ olan Şeyhlik makâmının nâdide güllerinden Hacı Kemâl Akdeniz Efendi hazretlerinin yüce ahlâkı ve Azim seciyelerinden bahsederek Kâmil bir Mürşid'in mânevi portresini çizmeyi murâd eyledikki zihinlerde Şeyh nasıl olunur; Hâdim'ül fukara kime derler mâlum olunmuş olsun.... 

Efendi hazretleri dış görünüş olarak;orta boylu, beyaz tenli, kaşları hilâl gibi, gözleri siyâh ve mübârek sakalı Sünnet-i seniyyeye uygun, bıyıklarını kısaltır, temizliğe ve düzene ehemmiyet verir kısaca görenlerde heybet uyandıracak bir melâhatte idiler... 

Dergah dışında sarık sarmaz, halkın içinde yaşına uygun kıyafetlerle dışarı çıkar ve tarikat kisvesi ile halkın arasına karışmayı tercih etmezdi. Başı açık gezmez muhakkak surette Takkesi başında olurdu.... 

Yürüdüğü vakit hızlı adımlarla ve vakur bir şekilde yürür daima ayak uçlarına bakarak yol alırdı... 
Mübârek şivesi tatlı ve hızlı bir şekilde konuşurdu. Ayakkabısı daima boyalı, giymiş olduğu mestlerin üzerine çorap giyerdi. 

Siyasete asla karışmaz, Dervişlerinin karışmasınada müsade etmezdi... Ümmeti Muhammed'e dâim nasihatte bulunur şer-i şerife riâyet noktasında tavsiyelerde bulunurdu... Dünyâya ve dünyâ malına tamah etmez, fakir dervişler ile zengin olanları ayırt etmezler idi... Gençlere büyük ehemmiyet verir ve onlara Ana babaya itaat ve namaz hususunda titiz olmaları konusunda tavsiyelerde bulunurlardı... 

Şöhretten ictinâb eder ve bunun Âfât olduğunu dâima dile getirirler idi... 

Zikrullah öncesi mutlaka bir sohbet açar ve orada dinleyenlerin gönüllerinde feyiz pınarlarının coşmasına vesile olurlar idi... 

Zikrullah'ta Âdâb ve Erkân'a büyük ehemmiyet verir ve edeb dışı harekete aslâ müsâmaha göstermezler idi... 

Sâir zamanlarda mübârek hânesinin kapısı dâima herkese açık , bilhassa dervişlerinin tüm sıkıntılarının ve hâcetlerinin giderildiği mücerreb bir şifâhane idi...

Dervişlerinin rüyâlarını dinler, onların mânevi terakkisi için yine mânevi reçeteler sunâr,makamının gerektirdiği evrâd ve ezkârı onlara tâlim ederler idi... 

Büyük küçük demeden herkese "Efendi"diye hitâb eder ve kimsenin sadece ismini zikretmezler idi.... 

Efendi hazretlerinin bulunduğu mecliste boş kelâm edilmez, hele ki orada hazır olmayan kimselerin aleyhinde konuşmaya kimse cesaret edemez idi... 

Sofra kurulduğunda iki diz üzere edeb ile oturur besmele çekerek tuz ile yemeğe başlar ve teenni ile küçük lokmalar halinde yemek yerler idi... Yemekten sonra Gülbank çekerler ve sofra duasını okumadan sofradan kalkmazlar idi... 

Çay faslında Tekke âdeti olan Semâver ilâhisini okutur ve kısa bir Zikrullahtan sonra çay içilir idi.... Çayını limon suyuna batırılmış şeker ile kıtlama olarak içmek âdeti idi... Kendisi 3 bardak çay içerler idi.... 

Seyâhate çıkılacağı vakit yanına iğne, iplik, çakı v. s gibi malzemeler alır ve bunları taşımanın sünnet olduğunu zikrederler idi... 

Yanında beraber seyahat eden dervişlerini dâima gözetir onların rahat etmesi için elinden geleni yaparlar idi... Yatılacağı vakit onları en rahat yere yatırtır kendisi yer yatağı ile iktifâ ederler idi... 

Seyahete çıkınca kaç gün giderse gitsin abdest ve tuvalet ihtiyacının kendisinden gittiğini ve bunun Hakkın bir lütfu olduğunu tahdis-i nimet olarak zikrederler idi... 

Sohbetine Âlim, Ârif, Avâm kim gelirse gelsin hepside hissemend olurlar idi... 

Yetiştirdiği dervişler edeben huzurlarında başları önlerinde âdeta komutan önündeki askerler gibi idiler... 

Dervişlerin ilmi yönden terakkisi için Eserler yazar, Zikrullahta söylenmesi için ilâhiler kaleme alırlar ve evlerin mânevi muhafazası için duvar levhaları yazarlar idi...

Ezcümle, Hacı Kemâl Efendi hz.leri yeri doldurulmayacak Mümtâz, Necîb, Âlim, Ârif, Zarif, Nâif,Müttakî Ulu blr Meşâyıh idi... 

Rabbim cümle sevenlerini Şefâatletine nâil eylesin.... 

Kırıkkale Kâdiri-Rufâi Dergâhı
Mânevi Evlatları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder