Sayfalar

22 Eylül 2019 Pazar

ŞEYHİ'NİN VEFÂTI...


***Rivâyet edilir ki: Ali Haydâr Efendi hz.lerinin hastalığı iyice ağırlaşınca Kırıkkale'den Kemâl efendiyi yanına çağırmıştır.1957 yılı Şubat ayının 3.günü Halifesi Çorumlu Mustafâ Efendi hz.leri ve Yakın ihvânını başına toparlamışlar ve Mustafa Efendi hz.lerine biât etmeleri,Yola sahib çıkmaları ve ihvânda hata aramamaları konusunda nasihât etmişlerdir. Hacı Kemâl Efendinin sırtına yaslanarak güçlükle doğrulan Ali Haydâr Efendi: Hûûû ! diyerek Hakka yürümüştür! Gözyaşları sel olmuş, yaşanan acı ihvânının gönlüne kor gibi düşmüştür... Kemâl Efendi hz.leri bu olayı naklederken buyurmuşlardır ki: " Şeyhim Hayatta iken Hükümet tarafından Defâlarca Tekkesini kapatmak için uğraştılar.Kimisinde içeri girecek Kapıyı bulamadılar,kimisinde duvârları aşamadılar.Fakat Efendi Hakka yürüdüğünde biz daha ihvâna ve halka duyurmadan önce Askerler Tekkeyi mühürlemeye geldiler.Dergahtaki Tarihi Semâveri,Derviş Eşyâlarına el koydular.Ben Bekir Babanın Bürhân Şişlerini bir yere sakladım,Kılıcını da çıkarıyordum ki onuda aldılar...Tekkemizin meşhur eski bakır semâveri şuan topkapı müzesinde sergilenmektedir" 

Ali Haydar Efendi hz.lerinin Kemâl efendi hz.lerinin yetişmesinde çok emeği vardır.Kemâl Efendiye Bekir Baba'dan mirâs olan ve kendi ukdesinde bulunan bir çok el yazması eser ve eşyaları hediye etmiş olup el-ân mahfûzdur.

Hacı Kemâl Efendinin Şeyhi Ali Haydar Efendiye olan muhabbeti Divânındaki bir çok ilâhîde geçmektedir...

Şeyhim Aliyyu Haydârı görene müjdeler olsun Ol hazretin kapusuna yüzünü sürsen olmaz mı!

 *** 
Türlü makamlarda Pîr'in adı var 
Aç gözünü Kemâl andadır gülzâr 
Şeyhim Ali gibi olur mu hiç yâr 
Kavuşub gönlüme sokasım gelir!

 *** 
Şeyhim Ali Müştâk ile 
Bir zamanlar düştük dile 
Görülmedik ettin çile 
Ne yapayım gönül seni!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder