Sayfalar

21 Eylül 2019 Cumartesi

KABAK ÇIKAN KARPUZLAR...


***Rivâyet edilir ki: Celâdeti ile meşhûr olan Ali Haydar Efendi hz.leri Nukâbalarından bir Zât'a (İsmini yazmayı uygun görmedik) bir meseleden dolayı hiddetlenmişler.Bu Zât ne yaptı etti ise kendisini Şeyhine affetdiremeyince ,Ali Haydar efendinin Kemâl Efendi'ye muhabbetini bildiği için Kemâl efendiyi ricâcı olarak Ali Haydar Efendi hz.lerine gönderir. Bağda Bostanla uğraşan Ali Haydar efendi hz.leri karşısında Nakibi olan Kemâl Efendiyi görünce gâyet neşelenir...Kemâl efendi hz.leri : "Şeyhim gülünce sanki her tarafta çiçekler açtı,bana neden geldiğimi sorunca bende Efendim Nukâbânız olan .....Efendi, der demez,birden suratı asıldı sanki etraf kar boran oldu...Bana git şu karpuzu getir dedi hemen koşarak koparıp getirdim,kes dedi kestim Kabak çıktı..Sonra şu karpuzu getir dedi,getirdim kes dedi kestim o da kabak çıktı...sonra şu karpuzu getir kes dedi onuda kestim, fakat kıpkırmızı çıkınca bana: İşte oğlum böyle...Suretâ hepsi Karpuz fakat içleri başka,sen bu işe karışma dediler.O kesilen karpuzlarıda bana yeri kazdırarak gömdürdüler.." buyurmuşlardır.

Ali efendi o gün Kemâl efendiye bağda yanında kalmasını söylemişler,Fakat ırmak kenârı olduğundan çok sivrisinek vardır.Kemâl efendiyi sinekler ısırmaya başlayınca Kemal efendi :efendim bunlar beni yiyecek ...deyince Ali efendi gülerek bahçedeki cibinliğin altına girmesini söylemişler.Fakat Ali Haydar efendinin kendisini 1 tane bile sinek ısırmamıştır.Ali Haydar efendi hz.lerinin üzerine aynı Pîr Abdulkâdir Geylâni hz.leri gibi muzırattan bir şey konmadığına Efendi hz.leri şâhid olmuşlardır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder