***Rivâyet edilir ki: Henüz askere gitmeden önce Ramazan ayında
İtikaf'a almak için Kemâl efendiyi Çorum'a çağıran Ali Haydar efendi,Çorum Ulu Câmii'nde bir hücreye Kemâl efendiyi koymuşlar,yolumuz usulünce arpa çorbası ve ekmeğinden başka bir şey vermeden sıkı bir riyâzete almışlardır.Gece vakti Kemâl efendi hücrede zikrullah ile meşgul iken cami duvarının yarılıp içeri acayib mahlukâtın girdiğini müşâhede edince hücreden çıkarak Ulu camii avlusunun şâdırvanına oturmuşlar.Cami müezzini gelip rengi atmış, bembeyaz olmuş Kemâl efendiye ne olduğunu sordu ise de birşey dememişlerdir.Normalde kendi mahalle camisinde sabah namazını kılan Ali Haydar efendi hz.leri az sonra Cami avlusuna gelip yavaşça Camiye girmişler.Mahcub bir edâ ile Şeyhinin ardından camiye giren Kemâl efendi Şeyhinin bir saf gerisine oturunca,Ali efendi yavaşça kendisine:
"Korktun mu oğlum!" demiş.Sükût ile mukabelede bulunan Kemâl efendiye:
" Senden bir şeyler olacak..Hele bi askere git gel bakalım" demişler. O sırada Ali Haydar efendinin gözünden yaş süzüldüğünü gören Kemâl efendi usulca cebinden çıkardığı mendili Ali Haydar efendinin dizine koymuşlar.Göz yaşını silen Ali Haydar efendi Kemâl efendiye hitâben:
"Niyâzi-i Mısrî gelsinde bu zamanda Şeyhlik yapsında göreyim" buyurmuşlar.O vakit bu söz ile Şeyhinin ne kastettiğini anlamayan Kemâl efendi yıllar sonra şunu söyleyecektir:
"Şeyhimin bana bu sözü söylediğinde Çorumda Kadın ve erkeklerin pazarı dahî ayrı idi.Yani bana, sen öyle bi zamanda Şeyhlik yapacaksın ki Niyâzi-i Mısrî gelse o vakitte Şeyhlik yapamaz" Gerçektende bu muazzam söz tezâhür etmiş...Osmanlı döneminde yaşamış olan o eski dervişlerden eser kalmamıştır.İrşâd'a memûr olan Mürşidler zaviyesinden bakılırsa Dervişân ne kadar alt yapı olarak uygun olursa Mürşid'in işide o denli kolay olur...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder